Hadımköy Ömerli Sanayi Bölgesi’nin yüksek imalat hangarlarına ve hammaddelerin taşındığı ağır nakliye kamyonlarının caddelerine kış akşamının dondurucu poyrazı çökerken, semtteki meslek lisesinin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Zeynep, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın kaşkoluna sarındı. Sınıf arkadaşlarının otobüs durağına doğru yürürken akşam planları yapmasını tebessümle reddederek, adımlarını erimiş polimer, kalıp koruyucu gaz ve soğutma sıvısı kokan sanayi alanından aşağıya çevirdi.
Zeynep, enjeksiyon kalıp ustası olan babasının plastik döküm presinde meydana gelen hidrolik basınç patlaması sonucu ağır yaralanıp felç kalması üzerine altı ay önce ailenin tek geçim kaynağı haline gelmişti. Dört nüfuslu evin kirası ve babasının her ay tekrarlanan medikal tedavi masrafları bu genç kızın omuzlarındaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları bu steril hastane ekipmanları ve serum setleri üreten fabrikada çapak alma, mikronluk ölçüm kontrolü ve palet ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; devasa plastik enjeksiyon preslerinin derinden gelen gümleme sesi, havalı zımpara motorlarının tiz vızıltısı, sıcak polimer ve dezenfektan kokusuyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; iki yüz derece sıcaklıktaki kalıplardan çıkan medikal parçaların kenarlarındaki polimer çapakları pnömatik neşterle temizlemek, dijital kumpasla iç çap toleransını doğrulamak ve hazır olan steril parçaları özel jelatinli kutulara dizip ahşap paletlere istiflemekti. Saatlerce sıcak fırınlı preslerin karşısında durmaktan yüzü kızarır, neşter tutmaktan parmak boğumları titrer ve polimer dumanı genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Zeynep’in tek hayali, İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak biyobozunur medikal polimerler geliştiren uzman bir bilim insanı olmaktı. Ambalaj ve çapak tezgahının karşısındaki beton kolona Kimya ve Fizik özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle steril enjektör gövdelerinin kenarlarını temizlerken, gözleriyle duvardaki organik kimya, gaz yasaları ve analitik geometri denklemlerini takip eder, zihninden soruları çözmeye çalışırdı. Preslerin çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, Kızılay kan merkezine sevk edilecek beş yüz adetlik özel kan alma tüpü seti ve enjektör kalıplarının son kontrolü, çapak temizliği ve paletlenmesi acilen bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Zeynep’e kaldı. Saatlerce polimer tozu ve sıcak plastik kokusunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve ahşap paletlere istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı plastik dumanı ve sanayi yağı kokar halde fabrikayı kilitledi. Hadımköy otobüs durağına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Zeynep, bu koca şehrin zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.