Gamze, antika yazı araç gereçleri ve kemik mürekkep hokka restorasyonu üzerine uzmanlaşmış, 18. yüzyıl Osmanlı kalemtıraşlarının ve deve kemiğinden yapılma hokka kapaklarının çatlamış yüzeylerini mikroskobik kemik tozu dolgularıyla tamamlayan yirmi üç yaşında bir zanaatkardı. Tarihi Yarımada’nın ilim ve matbuat mirasına yakın kalabilmek için Süleymaniye Külliyesi’nin arkasında, Ayrancı Sokak’tan Haliç’e doğru dik dik inen taş yokuştaki iki katlı ahşap bir binanın bodrum katını atölye-ev yaptı.
Gamze’nin zorluğu; hakiki deve kemiği plakalarının, ithal organik tutkalların fahiş pahalılığı ve Süleymaniye tepesinden Haliç’e çöken dondurucu poyraz neminin kemik dokularda çatlamalara yol açma riskiydi. Gündüzleri Eminönü’ndeki kuruyemişçilerde parça başı çuval taşıyor ve ambalaj işçiliği yapıyor, akşamları ise bodrum katındaki tek sarı ampulün altında büyüteç ve neşterle asırlık hokkaların kırık kenarlarını birleştiriyordu. Gün ışığı girmeyen odasında kışın taş duvarlardan sızan soğuk nem ellerini uyuşturuyor, neşterle mikron ölçekli dolguları zımparalarken parmaklarının titremesine neden oluyordu.
En büyük kriz, özel bir sahaf arşivi için restore ettiği 1780’lerden kalma fildişi ve deve kemiği kakmalı bir hattat hokkasının teslim gecesinde yaşandı. Haliç üzerinden gelen şiddetli bir karayel fırtınası sırasında sokaktaki tıkalı rölanti kanalı patladı. Çamurlu tazyikli su Gamze’nin bodrum katındaki havalandırma penceresinden içeri taşarak çalışma masasının üzerine aktı. Su, doğrudan henüz organik kemik tutkalı sertleşmemiş hokkanın üzerine döküldü.
Gamze, dondurucu ve çamurlu suyun içinden hokkayı saniyeler içinde kurtardı. Islanan özel tutkal çözülüp kemik plakalar dağılabilirdi. Sırılsıklam halde evden çıkıp Süleymaniye Camii’nin avlu duvarlarının altındaki kapalı taş kemerlerin altına sığındı. Fırtına yüzünü keserken, yanında taşıdığı emici kurutma kâğıtları ve saf alkolle fener ışığı altında hokkanın üzerindeki çamuru teker teker temizledi. Sabaha kadar tutkalı elle yeniden ısıtıp kemik parçaları baştan sabitledi. Ertesi gün hokkayı kusursuz teslim ettiğinde, İstanbul’un soğuk suları onun sabrını ve zanaatını yenememişti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.