Selin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sahne Dekorları ve Kostüm Tasarımı Bölümü üçüncü sınıf öğrencisiydi. Anadolu’dan İstanbul’a gelmiş, vefat eden babasından kalan borçlar sebebiyle hem okul masraflarını hem de Tarlabaşı’nda kiraladığı rutubetli çatı katının kirasını tek başına karşılamak zorundaydı. Dersleri biter bitmez Fındıklı kampüsünden yürüyerek Tarlabaşı’nın dik ve karanlık sokaklarına iniyor; Peştemalcı Sokak’taki yüz otuz yıllık bir kâgir hanın yarı bodrum katında hizmet veren tiyatro ve sinema dekor atölyesinde vardiyaya giriyordu. Gece yarılarına kadar tiyatro sahneleri için masif ahşaptan tiyatro podyumları marangozluğu yapıyor, köpük strüktürleri sıcak telle şekillendiriyor ve ağır ahşap tutkallarıyla döküm kalıplar hazırlıyordu.
Selin’in mücadelesi; gündüzleri akademide estetik çizimler ve kostüm illüstrasyonları çizerken, akşamları atölyede ağır talaş tozu, sentetik tiner ve epoksi kokusunun altında dekupaj testeresiyle ahşap kesmekti. Elleri bıçak kesiklerinden ve zımpara yapmaktan nasır tutmuş, parmak uçları ahşap boyalarından kararmıştı. Okul arkadaşları stüdyolarda kahve içip tiyatro teorileri üzerine tartışırken Selin, atölyenin tek sarı ampulü altında ağır dekor panolarını tek başına taşıyor; YKS’ye hazırlanan küçük kardeşine harçlık yetiştirmeye çalışıyordu.
Büyük kriz, Şehir Tiyatroları’nın yeni sezon oyunu için hazırlanan devasa ahşap ve metal kombinasyonlu sahne portalının teslim gününden bir gece önce yaşandı. Peştemalcı Sokak’ın üst kısmında yürütülen altyapı kazısı esnasında iş makinesi ana su isale borusunu patlattı. Tazyikli çamurlu su, yokuştan aşağı çağlayan gibi akarak hanın bodrum penceresinin camlarını bastırdı ve içeri fışkırmaya başladı. Su, doğrudan henüz organik tutkalı kurumamış ahşap dekor panolarına ve Selin’in ertesi gün teslim etmesi gereken maket tasarım projesinin bulunduğu masaya yöneldi.
Selin, dondurucu ve çamurlu suyun içine tereddütsüz daldı. Önce suyla temas ettiği an kabaracak olan masif ahşap dekor parçalarını ve kendi çizim paftalarını tavana asılı ağır caraskal platformuna taşıdı. Ardından ahşap kesim makinelerinin ve dairesel testerelerin motorlarına su ulaşmasın diye ana şalteri indirip elektriği kesti. Sabaha kadar beline kadar gelen dondurucu suyun içinde kovalarla ve manuel emme pompasıyla tahliye yaptı. Islanan ahşap yüzeyleri kurutucularla tek tek kurutup zımparalarını baştan tazeledi. Sabah şafak sökerken üzerindeki çamurlu tulumu çıkarıp okul önlüğünü giydi; dekorları tiyatro ekibine kusursuz halde teslim edip derse yetişti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.