Nare, antika saat kuleleri ve tarihi muvakkithane saatlerinin pirinç dişli takımları ile sedef kakmalı ahşap koruma muhafazaları restorasyonu üzerine uzmanlaşmış yirmi üç yaşında bir mekanik-ahşap konservatörüydü. Tarihi Yarımada’nın antik sarnıç ve muvakkithane hafızasına yakın kalabilmek için Sultanahmet’te, Yerebatan Caddesi’nden Soğukçeşme Sokak’a inen dar aralıktaki iki katlı kâgir bir binanın yarı bodrum katını atölye-ev yaptı.
Nare’nin zorluğu; hakiki Kızıldeniz sedeflerinin, ithal dişli yağlarının fahiş pahalılığı ve Yerebatan Sarnıcı’nın yakınlığından ötürü taş duvarlardan sızan dondurucu, rutubetli soğuk havanın mekanik parçaları paslandırma riskiydi. Gündüzleri Sultanahmet Çarşısı’ndaki halıcılarda parça başı ağır dokuma taşıyor ve ambalaj işçiliği yapıyor, akşamları ise bodrum katındaki sarı masa lambasının altında büyüteç ve neşterle 1860’lardan kalma bir muvakkithane tembih (uyarı mekanizması) saatini restore ediyordu. Odasına gün ışığı girmediği için kışın taş duvarlardan sızan soğuk nem ellerini uyuşturuyor, pirinç çarklara mikron ölçekli sedef pürüzlerini yerleştirirken parmaklarının titremesine neden oluyordu.
En büyük kriz, özel bir vakıf koleksiyoncusu için restore ettiği 1870 tarihli, sedef ve bağa kakmalı nadide bir ahşap muhafazalı masa saatinin teslim gecesinde yaşandı. Marmara üzerinden gelen şiddetli bir karayel fırtınası sırasında yokuştaki tıkalı rölanti kanalı patladı. Çamurlu tazyikli su Nare’nin bodrum katındaki havalandırma penceresinden içeri taşarak çalışma masasının üzerine aktı. Su, doğrudan henüz mekanik yağı kurulanmamış ve sedef tutkalı sertleşmemiş saatin üzerine döküldü.
Nare, dondurucu ve çamurlu suyun içinden saati saniyeler içinde kurtardı. Islanan hassas pirinç çarklar paslanabilir ve tutkal çözülüp sedefler kayabilirdi. Sırılsıklam halde evden çıkıp Ayasofya’nın dış avlu duvarlarının altındaki kapalı taş kemerin altına sığındı. Fırtına yüzünü keserken, yanında taşıdığı emici kurutma kâğıtları ve saf alkolle fener ışığı altında mekanizmanın üzerindeki çamuru teker teker temizledi. Sabaha kadar çarkları kurutup tutkalı elle yeniden ısıttı ve sedefleri baştan sabitledi. Ertesi gün saati kusursuz akustiği ve kalibrasyonuyla teslim ettiğinde, İstanbul’un soğuk suları onun sabrını ve zanaatını yenememişti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.